13/4/2008 · Kategori: BENIM YAZILARIM

Bir şey hakkında ama Ne?

    Bir gün bir yerde okumuştum; "İnsan en çok neyin eksikliğini çekiyorsa ondan çok bahsedermiş".
    

   -Sorarım size biz en çok ne üstüne yazarız, çizeriz?
     Bazen bir şeyi çok basit bir şeyi anlayabilmek için başka şeyleri de bilmek lazım. Mesela dürüstlüğü, kendine güveni, paylaşmayı, mesafeli olmayı ve de yakınlaşmayı bazen girift olurken bazen de yalın olmayı.
    Anne olmayı, Baba olmayı, Evlat olmayı, Erkek olmayı, Kadın olmayı, İnsan olmayı...
    İletişim kursak, anlaşsak, saygılı olsak, empati kursak arada bir denesek en azından Bir becerebilsek haddimizi bilmeyi. Çekirge sürüsü gibi tüketmesek keşke birbirimizi. 
    Bazen de farkına varmıyoruz belki de beklediğimiz hayal ettiğimiz formda gözükmedi diye yada vazgeçiyoruz çoğumuz Haraç mezat yağmalandı sömürüldü diye. Olsun varsın sen gül dik bitirmeyen toprak utansın :) Bence bir emekten önce korkusunu beslemek o niyetin en büyük ecelidir. Hiç bir çiftçi tarlasına tohum serperken bu üründe bitmez canım yağmuru var sel alır, karı, kırağısı var don alır, eser rüzgar yel alır, olmadı hayvanı dalar, sarı çizmeli Mehmet ağa bozar diye düşünüp de çabalamaz, çabalayamaz! herhalde. Ama bu sayılanlarda hep vardır bir yandan :) hep de olacak. İyi malın elbette talibi çok olur bazen yobazı, haramisi, serserisi,  bazen şeker dilli gül yüzlü insan perisi, dünyaların efendisi.
     Kandırılmayalım,kandırmayalım! uyanıklığa, ucuza bırakmayalım :)
    "İyi bir insan olduğunuz için Dünyanın size adil davranmasını beklemek, vejetaryen olduğunuz için bir boğanın size saldırmamasını beklemek gibidir." demiş Dennis Wholey :) 
      Her şeyin tabiatı doğası var herkes ve her şey ona göre hareket eder ama vazgeçmemeli hala üretebiliyorsa bir kalp .....yi ;)

 

                                                                                               (Yetkisiz 02.02.2008)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

13/4/2008 · Kategori: BENIM YAZILARIM

Az olsun ama samimi olsun olmaz mı?...

Farkında mıyız ?..
      Yaşadığımızın, yaptıklarımızın sorumluluğu olduğunun ve zincirleme olarak birbirimizi etkilediğimizin?
Farkında mıyız süremizin bir bilinmez ama sonlu olduğunun, neyi nereye kadar niçin yaptığımızın neden burada yazdığımızın bunları paylaştığımızın?
      Tanrı bile bilinmek istemiş :)
      Öylesine hızlı, yüzeysel ve de telaş içinde yaşıyoruz ki bize dayatılan her şeyi farkında bile olmadan hiç sormadan alıyoruz zamanla güzel çirkin demeden her şeye alışıyor ve giderek küresel robotlara benziyoruz
çok çabuk aşık oluyor, çok çabuk sıkılıyoruz işlerimizden bunalıyoruz, eşlerimizden bunalıyoruz yaşamaktan bunalıyoruz ya hu biz ne istiyoruz?
     Acaba kaçımız bir şarkı dinlediğinde dikkat edip de o şarkının sözlerinin farkına varıyor defalarca dinlediğimiz ve de çok SEVDİĞİMİZ halde ne uğruna yazıldığını hangi hissi anlattığını fark etmediğimiz kaç şarkı var bu nasıl bir sevmektir?
     Neden hiç bir duygumuzun derinliği yok ve samimiyetsiziz biraz hissiz ve soğuk. Elektronik ortamlarda aynı anda 5-6 kişiye yazıp başka bir yandan müzik dinleyip TV daki yarışma programına bakıyor bir taraftan da çayımızı yudumluyoruz ama keyif alamıyor kime ne yazdığımızı bilmiyoruz fark etmiyoruz neden? Neye yetişemiyoruz?

      Ne gariptir ki bunca telaşımıza rağmen ve de zamanı bu kadar etkili kullanıyor olmamıza :) aynı anda onlarca işe yetişiyor gözüküyor olmamıza rağmen bizden önceki insanların aldığı sonuçları almaktan çok uzağız elle tutulur bir şeye sahip değiliz manen mutlu değiliz ne çok büyük sanatsal Çin settimiz, piramitlerimiz ne de dillere destan aşıklarımız var...
      Hislerimizi fark edelim yavaş olalım ama derin yaşayalım az olsun ama samimi olsun

olmaz mı ?   

                                                                                        (Yetkisiz 27.01.2008)

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!


Get your own Chat Box! Go Large!